Röportaj: Cihan Alyaz
Görüntü: Mesut Çelik
Ercüment Aydın ve Tolga Sırdaş tarafından 2005 yılında kurulan Dekorex Mimarlık, 20 yıldır yurtiçi ve yurtdışında ‘Farkınız Hayat Bulsun‘ sloganı ile kullanıcısıyla bütünleşen mekânlar sunuyor.
Projelerini şehir planlamasına uygun, teknik ve yapısal bakımdan dikkat çekici olarak tanımlayan kurucu ortak mimar Ercüment Aydın, müşterilerinin beklentilerini doğru yorumlayıp hayalleri gerçeğe dönüştürdüklerini söyledi.
Dekorex Mimarlık Kurucu Ortağı Ercüment Aydın, 2005 yılında Tolga Sırdaş ile birlikte kurdukları firmalarının 20 yıllık serüvenini gazetemizle paylaştı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 2003 yılında mezun olduğunu söyleyen Ercüment Aydın, “Öğrencilik yıllarında iş hayatına atılarak mesleğe adım attım. 2004 yılında iç mekân düzenlenmesi üzerine kendi adıma serbest çalışmaya başladım. 2005 yılında Tolga Sırdaş ile birlikte Dekorex’i kurduk. Ağırlıklı olarak iç mekân projelendirme, uygulama ve danışmanlık alanlarında hizmet vermeye başladık. Branşlaşmamız ise restoran, kafe ve eğlence mekânları olmak üzere ticari alanlarda oldu” dedi.
Almanya’da çok sayıda proje
Ticari mekânların yanı sıra az da olsa konut iç mekân düzenlemeleri işleri yaptıklarını da aktaran Ercüment Aydın, “Süreç içerisinde farklı kulvarlarda hizmet verdik. Sanayi firmalarının fuar stantlarını yaptık. Aynı zamanda o firmaların showroomlarını, ofislerini de tasarladık. Sonrasında eğitim yapıları ve sağlık yapıları olmak üzere farklı işlere de imza attık. Yerel firma olarak çıktığımız yolda zamanla ilk başta İstanbul’da çalışmalarımız oldu. Antalya, İzmir, Afyon’un yanı sıra Türkiye’nin her yerinde projelendirmelerimiz oldu. Yurtdışında da Almanya’nın Hamburg, Stuttgart, Hannover ve Ulm şehirlerinde restoran ve eğlence mekanları projeleri yaptık. Şu an tüm ağırlığımızı Bursa’ya verdik” diye konuştu.
“Müşterinin beklentisini iyi anlamak gerekiyor”
Dekorex kurulduğundan bu yana başında kendisinin olduğu, kemikleşmiş tasarım ekibinin yanı sıra uygulama ve imalat işini yapan bir ekip olduğunu belirten Ercüment Aydın, “Yaptığımız iş aslında duygusal zekâ ile analitik düzlemde yapılan bir iş. İçinde sosyoloji, psikoloji, ekonomi ve teknoloji gibi birçok dinamiği barındırıyor. Kişisel hazza dayalı beğeniye yönelik bir ürün ortaya çıkarıyoruz. İşin temelinde müşteriyi doğru anlayıp onun beklentisini karşılamak yatıyor. Görüşmeler sonrasında projeyi şekillendirip 3 boyutlu sunum halinde fonksiyonel çözümlemesi doğru yapılmış bir ürüne dönüştürüyoruz” diyerek çalışma prensiplerini anlattı.
“Öğrencilerim moral kaynağım”
İş hayatının yanında 11 yıldır Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde proje dersi de verdiğini aktaran Ercüment Aydın, tecrübelerini gençlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Öğrencilerle geçirdiği zamanı terapi olarak tanımlayan Ercüment Aydın, “Öğrenci arkadaşlarımla güzel zamanlar geçiriyoruz. Onların iş hayatıyla merak ettiklerini elimden geldiğince cevaplıyorum. Bizim mesleğimiz kişisel egosu yüksek, bir yandan da içinde birçok dinamiği barındıran bir uğraş. Çok çalışarak, devamlı öğrenerek kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Sıradan değil farklı işlere imza atarak piyasada yer almaları gerektiğini kendilerine anlatıyorum” şeklinde sözlerini tamamladı.