Dünya Kadınlar Günü, 1975 yılından bu yana 50 yıldır dünya genelinde kutlanıyor. Biz de toplum olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde her gün konuşulan, bir türlü çözüm getirilemeyen konuları gündeme getirir ve sonrasında tüm sorunları bir anda unuturuz.
Oysaki geldiğimiz noktada daha da hissedilir hale gelen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çözümü için toplumun tüm kademelerinin elini taşın altına koyması gerekiyor.
Hayatın her alanında varlıklarını hissettiren ve toplumu şekillendiren kadınların yolculukları zorluklarla dolu olmuştur. Tarih boyunca kadınlar eşitlik, özgürlük ve adalet için büyük bedeller ödediler. Ancak her seferinde daha güçlü, daha dirençli ve daha kararlı bir şekilde yola devam ettiler.
Kadınların gücü sadece ailede ve iş hayatında değil aynı zamanda toplumsal değişimin itici gücü olarak da her alanda kendini göstermektedir. Kadınların eşitlik yolunda attığı her adımı kutlamalı, toplumsal cinsiyet eşitliği için daha yapılacak çok işin olduğunu unutmamalıyız.
Aklın ve başarının cinsiyeti olmaz. Kadın güçlü olursa toplum ve ülke de güçlü olur!
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözünden hareketle kadınlara sadece 8 Mart günü değil her gün hak ettikleri saygıyı ve fırsatları elde edebildiği bir dünya oluşturma gayreti içinde olmalıyız.
Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, Ramazan ayının ülkemize ve İslam alemine hayırla getirmesini temenni ediyorum.